[18-10-2012 22:15 - Total View:2524 ]

 

BİR ŞİİRİ BOYAMAK

 

                     "Rengini buldum sesli harflerin! – A kara, E ak, I kırmızı, O mavi, U yeşil. –"

                                                                                                                             Arthur Rimbaud[1]

 

19. yüzyıl modern Fransız şiirinin öncülerinden Jean Nicholas Arthur Rimbaud (1854- 1891), şiirlerinde kullanmış olduğu simgeci bir dil aracılığıyla Sembolist akımın en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilir ve bu aykırı özelliği onu, sonraları birçok sanatçının; özellikle Sürrealistler`in ilham kaynağı olmaya kadar götürür. Natüralizm`e karşı, Realist sanatı reddeden ve Parnasizm`e bir tepki olarak doğan Simgecilik, Rimbaud şiirinde, kendini sözcüklere gönderilen renkler aracılığıyla gösterir ki bu öznel tercih Rimbaud yapıtlarını farklı bir bakış açısıyla yorumlamayı olası kılan görsel bir okumaya dek uzanır. Bu izlekten yola çıkarak Rimbaud`nun şiirlerinden aldığı ilhamla elde ettiği verileri, Işık Üniversitesi GSF Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Programı dâhilinde yapmış olduğu akademik bir tez çalışmasının odağına yerleştirmiş olan sanatçılardan biridir Demir Kardaş (1950- ) ve baskı tekniğini kullanarak oluşturduğu resimleri, böylesi bir analizin ürünüdürler. Kardaş`ın baskı resimleri, şiirsel bir kod dizgesini görsel bir kod dizgesine taşıyarak, bu bağlamda sık rastlanmayan bir senteze açılırlar. Öyle ki, soyutlanarak düzenlenen söz konusu resimlerde, edebi bir metnin göstergelerinin gizemi, Kardaş`ın estetik sezgilerine dönüşmüştür artık ve şiirsel bir forma erişmiş bir bilgi bireşimi gözler önündedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

ResResim 1. Demir Kardaş, "Arthur Rimbaud Şiirinde Renk Dizgesinden Yeni Bir Resimsel Kurgulamaya: Göstergeler Arası Bir Araştırma" adlı Yüksek Lisans Tez Sergisi`nde, Galeri FE sergi koordinatörü Eda Tekcan ile birlikte. Galeri FE, Eylül 2012, İstanbul.

 

Kardaş`ın bu araştırmasında elde ettiği bulgularla oluşturduğu baskı resimlerinin bir kısmı, 13 Eylül- 29 Eylül 2012 tarihleri arasında Galeri FE`de sergilenerek, deneysel kurgularının meraklı izleyicilerle buluşması sağlanmıştır. Kardaş, araştırmasında Rimbaud`nun tüm şiirlerini taramış, özellikle "Sesliler" (Frs. Voyelles) adlı şiirde yer alan renklerden; siyah (kara), beyaz (ak), kırmızı (ya da kızıl), mavi ve yeşil renklerden yola çıkarak toplamda elli altı adet resim kurgulamıştır. Kurgusal öğelerinde, renk, çizgi ve düzlemlerin birlikteliğine önem vererek, görsel bir dil oluşturmayı amaçlayan Kardaş, bu dilin içerisine üçüncü boyutu da katarak, yüzey üzerinde rölyefimsi etki uyandıran gofreler aracılığıyla yer yer çıkıntı ve çukurlar oluşturmak suretiyle, boyutlu dokular elde etmiştir.


Resim 2. Kırmızı + Siyah 1 fi 64 cm. Linol Baskı 1/1 2012.

 

Kompozisyonlarının daire şeklinde kurgulanmış olmasının nedenini ise, Rimbaud`nun hayatını yönlendirmiş dairesel döngüleri; enerji, heyecan ve pişmanlıklarını; başarı ve yenilgilerini; gelgitlerini ve sıra dışı kimliğini izleyiciye tam olarak yansıtma kaygısıyla ilintili olarak açıklar. Baskı tekniği olarak, linolyum şablonları tercih eden Kardaş`ın resminin güçlü bir şekilde vurguladığı, sözel bir metnin, fiziksel, cisimleştirilen bakış açısı gibidir ve bu tarz bir sanatların birleştirilmesi fikri, çok önceden şekillenegelmiştir: Örneğin; Kardaş`ın edimini, soyut resmin öncüsü Wasilly Kandinsky`nin (1866- 1944) resimlerinde vermek istediği atonal müzik duygusuna benzer bir duyusal dürtü ile açıklamak mümkündür; Kandinsky`nin resminde yer alan iç sese olan eğilim ve ruhsal titreşimlerin zihinde yapılandırılması edimi, Kardaş`ın resminde, Rimbaud`nun şiirlerinde yer alan sözcüklere atfedilen renklerin zihinde yarattığı titreşimler ve sanatçının içsel güdüleri aracılığıyla, deyim yerindeyse `sözcükleri boyamak` olarak adlandırılabilecek bir edime bürünmesi şeklinde okunabilir. Gel gelelim Kandinsky, iç sesinden hareket bulan kuramı ile bununla da kalmaz; izleyicinin soyut bilince varmasını "Sarı Ses" (İng. The Yellow Sound)[2] adlı, sözsel olmayan bir tiyatro yapıtı ile hali hazırda ortaya koyar. Bu tiyatro performansı, bir nevi, Kandinsky`nin, renk teorisi ile tiyatroyu sentezlemesinin ürünüdür.[3] Öte yandan çağdaşı ve arkadaşı olan Kandinsky`den etkilenerek benzer bir şekilde algıyı sorgulayan ve şiirde doğaçlamaya başvurarak, soyut sanatın şiirdeki yansımasına öncülük eden Dada sanatçısı Hugo Ball`ın (1886- 1927), başta "Karavan" (Alm. Karawane)[4]  adlı ses şiiri olmak üzere, üretmiş olduğu tüm sesli şiirlerinin, benzer bir ideyi çağrıştırdığını söylemek olasıdır. Yine, André Paul Guillaume Gide`in (1869- 1951), 1947 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış olan "Chopin Üzerine Notlar" (Notes sur Chopin, 1938) adlı yapıtı da, benzer paralellikte olguları barındırır: Gide, bu yapıtında, Frédéric Chopin`in (Fryderyk Franciszek Chopin, 1810- 1849) bir kaç bestesinden yola çıkarak, onun nasıl yorumlanması gerektiğini, olağanüstü yalın ve sade, edebi bir dil kullanarak açıklar. Sanatlar arası temsillerde aynı şekilde bir uyarıcı iletişimin izini, Varşova`da izlediği bir Johann Sebastian Bach (1685- 1750) konserinden sonra, Bach`ın müziğini yorumlamaya yönelik bir şiir yazan Nazım Hikmet Ran`da (1901- 1963) da duyumsayabilirsiniz. Ran, "Tekrardaki mucize gülüm, tekrarın tekrarsızlığı"[5] dizeleriyle bir müzik yapıtından çıkarımlarını bir şiire dönüştürmeyi böylece başarır. Gerçekte bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Ne var ki Kardaş`ın tez araştırması sonunda ürettiği yapıtların dayandığı en belirgin olgunun; bu sorgulama ve algısal edimlerin alt yapısının Rimbaud`nun şiirlerinde açıkça gösterdiği sözcüklerle örüntülenmiş olması nedeniyle, özünde `bilimsel bir içeriğe` sahip olduğunu belirtmekte fayda var. Bu tezin en önemli noktasının da, yazınsal kodları çözmek ve bunları resim dili içerisinde göstergebilimsel yöntemi kullanmak suretiyle yeniden kodlayarak dolayısıyla yeniden kurgulayarak; edebi bir yapıtı görsel bir yapıta taşıma ereği güttüğünü yineleyerek söylemek istiyorum. Örneğin şair: "A, pisliklerde vızıldayan karasineklerin, parlak sineklerin siyah kadife korsesi"[6] dizesinde, A harfine atfettiği rengi belirginleştirerek sunar. "Kızıl, fışkıran kan, güzel dudakların gülüşü I"[7] dizesinde ise i harfine olan göndermenin kodları verilmiştir. Özdemir İnce`nin (1936- ), Rimbaud`nun renkleri anlamlandırmasına dair oldukça ilgi uyandıran saptamalarına tam bu noktada yer vermek gerekiyor: "Şair, bütün duyuları uzun süre, sonsuzca ve bilinçle karıştırarak, düzensizleştirerek kâhinleşir", der İnce. Burada bütün duyular sözcüğünü `beş duyu` anlamında kullanmaktadır. İnce, Rimbaud`nun bir `duyum beraberliğinden` (Synaisthésis) söz etmekte olduğuna; bir duyunun diğerini etkilemesi ve saptırması olgusuna işaret etmektedir.[8] İnce`nin, işaret ettiği duyusal etkileşim; birlikte duyumlamak; duyuların birbirine eklemlenmesi yahut kombinasyonu olarak değerlendirilebilecek "Sinestezi" (İng. Synesthesia)[9] kavramı, fazlasıyla karmaşık bir yapıya sahiptir. Kardaş`ın üretimlerinin kaynağını her ne kadar `sinestezik` bir içtepi ile özdeşleştiremeyecek olsak da, yukarıda sözü edilen dilsel göstergelerin onun soyut bilince giden yolculuğunda kendisine eşlik ettiğinden, yanı sıra göstergeler arası heyecanlı bir serüveni imlediğinden elbette bahsedebiliriz. Üstelik sanatçı, görsel sürece dair hemfikirdir, bu doğrultuda şunları söyler:

 

"Bugün baskılarıma tekrar baktığımda, Rimbaud’nun şiirlerinin görsellerini görmekteyim. Boyasaydı böyle boyardı. Benim şiirin göstergelerini izleyerek algıladığım “kırmızı”da, ikrah, pişmanlık, suçluluk, yaşamındaki kargaşa,  aynı anda da, şehvet, heyecan, macera duygusu bulunmaktadır. Şairin “kara”sı, mahzunluk, bahtsızlık, çaresizlik, yenilgi ve kötülük olduğu kadar, kadın, pislik, tiksintiyi de tanımlar. “Ak” denge, sakinlik, huzur, evrenin düzenidir, denir. “Yeşil”, barış, dinginliktir. “Mavi”, ölümdür: Kutsal borazan, ölümün geliş sesi, melek Cebrail, yaban çığlıklar, belki kurtuluş; çözülme, boyut değiştirmedir. “Mor”, güzelliktir, asalet, erotizmin sonu, dalga boyu en uzun renk, ruhsal esenlik, güç göstergesidir.  Elde edilen 53 baskı resim Rimbaud şiirinin esinlediği görsel dünyayı resmetmektedir."[10]

 

Kardaş, yazınbilimci Tzvetan Todorov`un (1939- ) önermiş olduğu bilimsel veriler ışığında oluşturduğu bu tez çalışması ile ruhani ilhamını Rimbaud`nun şiirlerinden alarak ve kendi içsel duygulanımlarını tinsel bir mercekten geçirerek, baskı kâğıdına aktarmak suretiyle çalışmaya adadığı estetik kompozisyonlarla, şiiri yeniden dönüştürmeyi başarmıştır. Bu devrimsel değişimi, semiyotik anlamlandırmanın farklı doğası içinde ele alarak açıklığa kavuşturan sanatçı, geleneksel basmakalıp sanatı reddederek yerine semiyotik bir tabiatı önermiş, bu performans etkinliği ona, yenilikçi bir ifadeyi, sanat çalışmasına etkinliğine dönüştürme imkânı sağlamıştır.

 

Sonuç yerine; bu çalışma ile Rimbaud`nun şair ve Kardaş`ın ressam olarak aralarında kurduğu (varsayılan) işbirliğinin, edebiyat ve plastik sanatların birleşmesinde, bu bireşimin keşfedilmesi ile gelişmesinde ve sanat formlarından; şiir ve resmin ele alınışında ortaya çıkan devrimler bağlamında kendini sınırlayan geleneklerden kurtarmasına yardımcı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, her iki taraf (edebi ve görsel sanatlar/ şiir ve resim) adına oldukça verimli olduğunu söylemek mümkündür. Dikkat çekici diğer bir unsur, ortaya çıkan üretimlerin,  her alanda sanatçılar adına geniş bir potansiyel sunmasıdır. Post modern zamanlar olarak adlandırılan günümüzde bu türden yapıtların önemi; öncelikle ciddi anlamda beklentilerle kısıtlanan bir sanat türündeki geleneğin kırılması; sanatın özgürleştirilmesi ve demokratikleştirilmesi; izleyici özneyle doğrudan ve fiziksel iletişimin kurulması ve tekdüzeliğe düşmeyerek yaşayan sanatın canlandırılması olarak özetlenebilir.

 

                                                                                                                                Meral Bostancı

                                                                                                                                   Sanat Bilimci

KAYNAKÇA

Kardaş, D. (2012) Arthur Rimbaud Şiirinde Renk Dizgesinden Yeni Bir Resimsel Kurgulamaya: Göstergeler Arası Bir Araştırma, Işık Üniversitesi GSF Sanat Kuramı ve Eleştiri Yüksek Lisans Tezi: İstanbul.

Rimbaud, A. (2008) Ben Bir Başkasıdır. Çeviri: Özdemir İnce, Kırmızı Özel Kitaplar Serisi: İstanbul.                                                      

Rimbaud, A. (2007) Bütün Şiirleri. Çeviri: Erdoğan Alkan, Varlık Yayınları, 3. Basım: İstanbul.

Rimbaud, A. (1991) Tufandan Sonra, Çeviri: Can Alkor, İyi Şeyler Yayıncılık, 1. Basım: İstanbul.

Sanouillet, M. (1997), "Dadacılığın kökleri: Zürih ve New York", Modernizmin Serüveni. Derleyen: Enis Batur, Yapı Kredi Yayınları: İstanbul.

Stevenson, J.H. (1986), "Dada Theatre". Aktaran:

http://www.tranquileye.com/theatre/dada_theatre.html Erişim tarihi: 18.09.2012.

http://www.wagsrevue.com/Download/Issue_3/Voyelles.pdf Erişim tarihi: 21.09. 2012.

http://www.391.org/manifestos/19160714karawane.htm Erişim tarihi: 21.09.2012.

http://www.ubu.com/sound/ball.html Erişim tarihi: 21.09.2012.

http://www.doctorhugo.org/synaesthesia/ Erişim tarihi: 19.09.2012.

http://synesthesia.info/Ward-04.pdf Erişim tarihi: 20.09.2012.

http://vimeo.com/5297531 Erişim tarihi: 19.09.2012.



[1] Bu dizeler, Rimbaud`nun "Sesliler" (Frs. Voyelles) adlı şiirinin ilk dizelerini oluşturur. Rimbaud, A., Ben Bir Başkasıdır. Aktaran: Özdemir İnce, s. 104. Şiirin Fransızca yazılmış orijinal halini görüntülemek için bkz. http://www.wagsrevue.com/Download/Issue_3/Voyelles.pdf  Erişim tarihi: 21.09.2012.

[2] "Sarı Ses" (Alm. Der Gelbe Klang); 1909 yılında Wassily Kandinsky’nin tamamen sessiz iletişime dayalı olarak kurguladığı bir performans gösterisidir ve Mavi Atlılar kronolojik yıllığında (Der Blaue Reiter Almanach) 1912 yılında yayımlanmıştır. Wassily Kandinsky’nin, 1909 ve 1914 yılları arasında “renk tonu dramaları” adını verdiği; Yeşil, Siyah, Beyaz ve Mor renkleri anlatan dört yapıtı daha bulunur. Sarı ses; müzikal ses ve hareketin, insanlar ve nesnelerle vurgulanan fiziki ses ve hareketine ve renkli ton ve hareketlerine dayanan tamamen sentetik bir deneyim oluşturmaya çalışılan bir yapıttır. Bilgi için bkz. Stevenson, J.H. "Dada Theatre". Aktaran: http://www.tranquileye.com/theatre/dada_theatre.html Erişim tarihi: 18.09.2012.

[3] Stevenson, J.H. A.g.m.

[4] 1917 yılına tarihlendirilen Karavan (Karawane) adlı ses şiiri, Hugo Ball’ın deyimiyle; toplumun boş, aksayan, sıkıcı dilinden sıyrılmanın bir yolu olarak adeta sözcükleri tükürmek olarak nitelenen ilkel ve tutarsız bir dille oluşturulmuştur. Bu yaklaşım, seslerin sözsel diziminden ya da engellerinden kurtulmuş bir dilin ifadesi olarak da yorumlanabilir. Bkz. Sanouillet, Dadacılığın kökleri: Zürih ve New York, Modernizmin Serüveni, 306. Hugo Ball, şiirlerinde, dilin aracı olan sözcükleri anlamlı bir cümle yapısından kurtararak rastgele yerleştirmiş, böylece sözcüklerin gönderdiği imgeleri de özgürleştirmiştir. Sözcükler ya da sesler aracılığıyla hafızalarda eskiden beri yer edinmiş imgeler artık zincirlerinden koparılmıştır. Bu ses şiirini görüntülemek için bkz. http://www.391.org/manifestos/19160714karawane.htm Erişim tarihi: 21.09.2012. Şiiri, Hugo Ball`ın orijinal ses kaydından dinlemek için ayrıca bkz. http://www.ubu.com/sound/ball.html Erişim tarihi: 21.09.2012.

[5] Bach, onun müziğine açık olmayan bir kulağa, hep aynı şey dinliyormuş hissi verir. Oysa hep tekrar gibi duyulan, hiç bir zaman aynı değildir. Bach’ın müziğini denizin dalgalarıyla eşleştiren ve şiire "Sebastian Bach`ın Do Majör Konçertosu" adını veren Nazım Hikmet, "...hep aynı, ama hiç bir zaman aynı değil" sözleri ile Bach’ın, müziğin biçimlendirme öğeleriyle; ses, tını ve ritimle yaptığını, şiirle anlatmak istemiştir.

[6] Rimbaud, A. Bütün Şiirleri. Aktaran: Erdoğan Alkan. s. 116.

[7] Rimbaud, A. Tufandan Sonra. Aktaran: Can Alkor. s. 4.

[8] Özdemir İnce, Ben Bir Başkasıdır, s. 11.

[9] Sinestezi (İng. Synesthesia): Duyum ikiliği (BTS). Ortak algılamak anlamına gelen bir psikoloji terimi. Detaylı bilgi için bkz. http://www.doctorhugo.org/synaesthesia/  Erişim tarihi: 19.09.2012. Ayrıca bkz. http://synesthesia.info/Ward-04.pdf  Erişim tarihi: 20.09.2012. Aynı kavrama gönderme yapan Terry Timely`nin, sesleri görselleştirerek uyarladığı Synesthesia adlı kısa filmi için ise şuraya bkz: http://vimeo.com/5297531 Erişim tarihi: 19.09.2012.

[10] Kardaş, D. Arthur Rimbaud Şiirinde Renk Dizgesinden Yeni Bir Resimsel Kurgulamaya: Göstergeler Arası Bir Araştırma, s. 20.